Ege Denizi’ndeki sismik hareketler sonucu Yunanistan’da olağanüstü hal ilan edilirken tahliye edilen Santorini çevresinde korkutan gelişmeler yaşandı.
Ada ve çevresinde gaz çıkışı süren volkanların olduğu biliniyordu. Deprem fırtınasında yapılan ölçümlerde, “kaldera” adı verilen, volkanik patlama sonucu toprağın çökmesiyle oluşmuş yer şeklinin kaymaya başladı ortaya çıktı.
SANTORİNİ YÜRÜYOR!
NTV’nin haberine göre Yunanistan Jeodinamik Enstitüsü Araştırma Direktörü Thanasis Ganas 2024 yılı ağustos ayından bu yana, bu tabanın 4 santimetreye kadar yükseldiğini kaydetti.
Ayrıca uzmanlar, kalderanın doğuya doğru yaklaşık 6 santimetre yatay hareket ettiğini gözlemlediler. Ganas, “Bu bir teşvikin sonucudur. Şimdilik endişe verici olduğunu söyleyemem çünkü 2011-2012’de de aynı şeyi gördük ve ardından herhangi bir patlama yaşanmadı. Ama bu önemli bir değişim ve bunu takip etmemiz gerekiyor” dedi.
“ZEMİNDE DEZENFORMASYON YAZIN BAŞLADI”
Bu değişimlerin magmanın mantodan kabuğa, oradan da Nea Kameni’nin altında ve Nea Kameni ile Oia arasında 3 km derinlikte bulunan magma odasına yükselmesinin bir sonucu olduğuna yönelik tahminler var.
Bir başka Yunan bilim insanı, Kostas Synolakis, Santorini’de volkanik bir patlamanın mümkün olduğunu ancak bunun çok büyük bir güçte olmayacağını söyledi.
“Yaz aylarından itibaren Kaldera bölgesinde zeminde deformasyon başladı. Ayrıca Kolumbo’da deniz tabanından çıkan gazlar da var. Bunlar sismik titreşimler ve volkanik sıvıların yüzeye doğru hareketiyle birleşince volkanik bir patlama mümkün oluyor, ancak çok büyük bir güce sahip olmuyor” açıklamasını yapan Synolakis, bu bölgede, veri toplayan 4 adet ölçüm cihazının bulunduğunu, ancak bilim camiasının bunlara ulaşamadığını da belirtti.
Santori yakınlarındaki Kolumbo denizaltı volkanının patlaması, büyük bir tsunami dalgasına neden olabileceği gibi, çıkan zehirli fazların çevre adalarda ölümlere neden olabileceği belirtiliyor.
Ege Denizi’nde 1 Şubat’tan bu yana da 3,0 büyüklüğünün üzerinde 1100’den fazla deprem meydana geldi.
Türk bilim insanları ise depreme ilişkin değerlendirmelerinde şunları paylaştı:
M.Ö. 1600’lerde olan patlamaya benzer bir patlama olursa, diğer ciddi tehlike iklimsel kriz olur. Bu patlama, ciddi bir iklimsel değişikliğe yol açar ve bu yalnızca Türkiye için değil, dünya için tehlikeye neden olur.